Hac Nasıl Yapılır Sırasıyla

Hac: İslam’ın şartlarından bir olup, Kâbe’yi ve civarındaki ibadet için işaret edilen, özel yerleri belirtilen, vakit içinde usulüne uygun olarak ziyaret edip, yapılması gerekli vazifeleri yerine getirerek eda edilen farz ibadetidir.

Helallikler alınır, borçlar ödenir, emanetler verilir, bolca kaza namazları kılınır. Evden çıkmadan, iki rekât namaz kılınır ve yola çıkılır. İhrama girmeden önce genel vücut temizliği yapılır. traş olunur. Tırnaklar kesilir. Gusül abdesti alınır. Gusül abdesti mümkün olmazsa, normal abdest alınır. İhrama hazırlık yapılır. Çünkü ihramlı iken bu temizlikleri yapmak mümkün değildir. Beden temizliği yapıldıktan sonra ihram sınırlarının (mikat mahalli) birinde ihram kıyafetleri giyilir. Erkekler, izar ve rida denilen iki parçadan oluşan kıyafetleri giyerler. Başlarını açarlar, ayakkabılarını çıkarırlar. Ayaklarına terlik giyebilirler. Kadınlar ise, normal ve sade elbiselerini ile ihramlı sayılırlar. Yüzlerini örtmezler.

Erkekler ve kadınlar, kerahet vakti dışında, iki rekât namaz kılar ve hac niyetlerini yaparlar. Peşinden telbiye getirirler bundan sonra ihram yasakları başlar.

Hac niyeti:”Allah’ım senin rızan için haccımı yapmak istiyorum. Haccımı bana kolaylaştır ve benden kabul buyur.”

Telbiye:”lebbeyk allahümme lebbeyk,lebbeyke la şerike leke lebbeyk,innelhamde venniğmete leke vel mülk la şerike lek.”

Tekrar tekrar icabet sana ya rabbi, tekrar icabet sana, tekrar icabet sana. Senin ortağın yoktur. Her emrini ifaya hazırım. Hiç şüphe yok ki hamd ve nimet sana mahsustur. Mülk senindir. Senin eşin ve benzerin yoktur.

Mekke’ye varınca gusledilir veya abdest alınır. Sonra harem-i şerife gidilerek Kâbe’nin etrafında kudüm tavafı yapılır. Ve ardından iki rekât namaz kılınır. Namazdan sonra Safa ile Merve arasında usulüne uygun şekilde sa’y yapılır. Hacı adayı bundan sonra ihramlı şekilde Mekke’de kalır. Burada kaldığı zaman içerisinde mümkün mertebe harem-i şerif’te namaz kılar ve gücü ölçüsünde bol şekilde tavaf eder.

Tevriye günü(arefeden bir gün önce)Arafat’a çıkılır. Güneş batana kadar Arafat’ta kalınır. Dua ve ibadetlerle vakitler değerlendirilir. Burada öğle ve ikindi namazları cemaatle birlikte kılınır. Öğlenden sonra vakfe yapılır. Güneşin batması beklenir. Güneş battıktan sonra akşam namazı kılınmadan müzdelife ye hareket edilir. Müzdelife de akşam ve yatsı namazları cemaatle birlikte kılınır. Gece müzdelife de geçirilir. Hacı adayları burada şeytan taşlamak için taş toplarlar.

Bayram sabahı, sabah namazı erkenden kılınır. Müzdelife vakfesi yapılır. Hava aydınlanınca mina’ya doğru hareket edilir.

Bayramın birinci günü akabe cemresine yedi adet taş atılır. Saçlar traş edilir ve ihramdan çıkılır.

Bayramın ikinci günü orta ve küçük akabe cemrelerine yedişer adet taş atılır. Aynı gün mina’dan Mekke’ye dönülür.

Veda tavafı yapılarak hac vazifesi tamamlanmış olur.

İhram Giyimi

İhram: İki parçalı bez olup, iple bağlanmaz, düğümlenmez ve kancalı iğne ile tutturulmaz.

Umre yapacak kimse, öncelikle ihram hazırlıklarını yapar. Direk olarak Mekke’ye gidecek olanlar, ihrama hava limanında girerler. Medine’ye gidecek olanlar ise ihram giymezler. Medine’de ki ziyaret yerleri gezildikten sonra, Mekke’ye gidileceği gün otelde ihrama girerler.

Mekke’ye mikat sınırları dışındaki yerlerden gelenler yol üzerinde bulunan mikat yerlerinde ihrama girerler.

Erkekler, önce dış elbiselerini çıkartıp, vücudun belinden alt kısmını örtecek olan, ihram elbisesini düşmeyecek bir şekilde bağlar. Sonra iç çamaşırlarını da çıkartıp vücudun üst kısmını örtecek olan ihram elbisesini omuzlarından aşağı doğru örterler. Ayaklarına ise terlik giyerler. İstenirse bellerine ihramı tutacak bir kemer bağlarlar. Bu şekil de vücutlarında iki parça ihram elbisesi dışında bir şey kalmaz. Başlar açık ve ayaklar çorapsız olur. Yüzük,saat,çanta ve benzeri şeylerin vücuda takılı ya da asılmış olmasında bir mahzur olmaz.

Kadınlar ise, herhangi bir model ve renk şartı olmadan, el ve yüzleri haricinde bedenlerinin tamamını, vücut hatlarını belli olmamak koşuluyla örten ve ziynet görüntüsü vermeyen elbise giyinirler. Başörtüleri ve ayak giysileri de her zaman nasıl giyiniyorlarsa o şekilde giyerler.

İhram elbisesini giydikten sonra iki rekât ihram namazı kılınır. İhram namazına şu şekilde niyet edilir:” Niyet ettim Allah rızası için ihram namazını kılmaya.” ihram namazı iki rekâttır. Sabah namazı sünneti gibidir. Birinci rekâtta: Fatiha süresi ile kafirün süresi, ikinci rekâtta Fatiha süresi ile ihlâs süresi okunur. Namazdan sonra ise “niyet ettim Ya Rabbi, senin rızan için umre yapmaya, Allah’ım umreyi bana kolay kıl ve kabul eyle.” şeklinde niyet edilir.

Niyet etikten sonra,”lebbeyk allahümme lebbeyk.lebbeyk la şerike leke lebbeyk.inne-l hamde ve’ni’mete leke ve’l-mülk. la şerike lek” denilerek telbiye getirilir.

Telbiye ile birlikte tekbir, tehlil ve salâvat getirilir. Uçaklarda ihrama girenler, ihram namazını koltuklarda oturarak kılabilirler.

Kadınlar üzerlerine gösterişli olmayan sade ve renksiz elbise ve ayakkabı ile ihrama girerler. Adet hali görenler ihram namazı kılmazlar. Sadece niyet eder  Telbiye duasını okur ve ihram elbisesini giyerler. Fakat adetli bile olsalar, temizlik için yıkanmaları tavsiye edilir. Peçe ve eldiven giymezler. Peygamber efendimiz(sallallahu aleyhi ve selem)”ihramlı kadın peçe takmaz, eldiven giyinmez.”diye buyurmuşlardır.

Mekke’de Tavaf Nasıl Yapılır?

Tavaf: Hacer-ül esved köşesinden veya hizasından başlayarak, tavaf niyetiyle Kâbe etrafında yedi defa dönmektir. Her bir dönüşe şavt denir. Yedi şavt bir tavaf demektir.

Hacer-ül esved hizasına gelmeden:”Allah’ım! Senin rızan için umre tavafı yapmak istiyorum. Bunu kolaylaştır ve kabul eyle.”diye niyet edilir. Hacer-ül esved hizasına doğru gidilirken tekbir, tehlil getirilmesi ve dualar edilmesi uygun olur.

Hacer-ül esved hizasına gelince, el içleri Kâbe’ye doğru olacak bir şekilde, namaza durur gibi, kulak hizasına kadar kaldırılır.”Bismillahi allahu ekber.”denildikten sonra hacer-ül esved istilam edilir. Eğer yaklaşmak mümkün değilse, Hacer-ül Esved’e uzaktan elle işaret edilir. Sağ avuç içi öpülür. Hacer-ül evsedi öpmek sünnettir. Fakat aşırı kalabalıktan dolayı yaklaşmak, çok zaman mümkün olmaz. Bu durumda uzaktan selamlamalı ve sünneti yerine getireyim derken, insanlara zarar vermemeye çalışmalıyız.

Kâbe sol tarafa alınarak, tavafa başlanır. Tavafa başlarken ve her şavt başında:

“Allah, bütün eksikliklerden uzaktır. hamd, Allah’a mahsustur. Allah’tan başka ilah yoktur. Allah en büyüktür. Bütün güc, kuvvet ve azamet şanı yüce Allah’a aittir. Salât ve selam, efendimiz Muhammed aleyhi’s-selama olsun. Allah’ım! Sana iman ederek, kitabını tasdik ederek, verdiğim sözü yerine getirerek ve peygamberinin sünnetine uyarak bu ibadetimi yerine getiriyorum” diye dua edilir.

Tavaf, hatim’in dışında yapılır. İlk üç şavtta erkekler remel yaparlar. Tavaf sırasında dua edilir tekbir ve tehlil getirilir. Kuran okunur. telbiye getirilmez. İçinden gelen bütün dualar, içtenlik ve samimiyetle okunmalıdır. Tavaf’da devamlı olmak lazımdır. Bu nedenle abdest bozulması ya da tavafa engel olacak bir durum olmadığı takdir de ara verilmemelidir.

Yemen köşesine gelinince, bu köşe de istilam edilir. Diğer köşeler de istilam edilmez. Yemen köşesi ile hacer-ül esved köşesi arasında: “Rabbimiz! Bize dünyada iyilik ver. Ahirette de iyilik ver. Bizi cehennem azabından koru. İyilerle birlikte cennete koy. Ey mutlak güç sahibi! Ey günahları çok bağışlayan! Ey âlemlerin rabbi.”duası okunur.

Hacer-ül esved köşesine ya da hizasına gelince ilk şavt tamamlanmış olur. Hemen tekrar ikinci şavta başlanır. Aynı şekilde diğer şavtlar da yapılır. Yedinci şavtın sonunda hacer-ül esved tekrar istilam edilir ve tavaf sona erer.

Tavafın bitmesi ardından, harem-i şerifin uygun bir yerinde iki rekât kılınır. Tavaf namazı, kerahet vakti değilse, tavafın hemen ardından kılınması daha uygun olur. Tavaf namazından sonra dua edilir. Zemzem suyu içilir.

Hacer-ül esved, tekrar istilam edilerek, sa’y yapmak için safa tepesine gidilir.

Kabe’nin Kaç Kapısı Var?

İbrahim Aleyhisselam, Kâbe’yi inşa ettiğinde yerle aynı seviye de tek bir kapısı vardı. Kureyş, Kâbe’yi yeniden inşa ederken, Ebu Hüzeyfe b. el muğire’nin teklifi ile kapı yerden yüksek bir seviye de yapılmıştır.

Abdullah b. zübeyr in inşasında, Kâbe’de kapı yeniden yer seviyesinde tutulmuş ve buna ilave olarak, Kâbe’nin batı tarafında rükn-i şami ile rükn-i yemani arasında bir başka kapı daha yapılmıştır. Haccac döneminde kapı tekrar kureyş’in inşa ettiği şekilde yerine konulmuş ve batı tarafındaki kapı iptal edilmiştir.

Şu anda hizmet veren mevcut olan kapı ise saf altından yapılmış olup, kral halid b. Abdülaziz tarafından yaptırılmıştır. Kâbe’nin de içerisinde yer aldığı mescid-i haramı çevreleyen duvarlarda 19 tane kapı bulunmaktadır.

Mescid-i haramın kapıları:

A-Doğu Kapıları:

1- Bab-üs Selam: Babü beni şeybe adı da denir. Hac için Mekke-i Mükerreme’ye giden halifeler ve bilhassa Mekke-i mükerreme şerifleri, mescid-i harama bu kapıdan girerler.

2-Bab-ün nebi: Bu kapıya babün nisa veya bab-ül cenaiz adı da verilir. Peygamber efendimiz(s.a.v) h-Hazreti Hatice’nin evine devamlı olarak bu kapıdan gittikleri için, bab-ün nebi adı verilmiştir.

3-Bab-ül Abbas: Peygamber efendimizin amcası h-Hazreti Abbas’ın evinin karşısında olduğu için bu isim verilmiştir.

4-Babü Ali: bu kapı babü beni Haşim diye de söylenir.

B-Güney Kapıları:

1-Babü Bazen: Cahiliye döneminde babü beni aiz diye de söylenirdi.

2-Babü Bağle: Bu kapıya asr-ı saadette babü beni süfyan bin el-esed denilirdi.

3-Bab-üs Safa: Safa tepesi tarafında ki kapıdır.

4-Babü Ceyyad: Bu kapının adı babü beni mahzum olarak da bilinir.

5-Babü Mücahid: Bu kapıya Babür rahme adı da verilir.

6-Babü Medrese-i Şerif-i Aclan: Babü beni temim veya bab-ül alakayn olarak bilinir.

7-Babü ümmü hani: Bab-ül uruc,babü ceyyad-ı kebir,babü ebi cehl gibi isimlerle de bilinir.peygamber efendimizin amcasının kızı ümmü maninin evi tarafındadır.

C-Batı Kapıları:

1-Babü Harüra: Hacıların tavafa veda’ı ifa ettikten sonra bu kapıdan çıkmaları sebebiyle, daha sonra ki devirlerde bab-ül veda diye meşhur olmuştur.

2-Babü İbrahim: Bu kapı bab-ül hayatın diye de bilinir.

3-Bab-ül Ümer: Bu kapıya bab-ül umre denilmektedir.

D-Kuzey Kapıları:

1-Bab-üs Sidde: İslamiyet’in ilk yıllarında, babü emir bin as veya bab-ül atik diye bilinirdi.

2-Bab-ül Icle: Bu kapı abdül basit medresesi bitişiğindedir.

3-Bab-ül Kutbi: Bab-üz ziyade-i nedve’nin batı tarafındadır.

4-Bab-Üz Ziyade-i Nedve: İlk yıllarda babü dar-i beni şeybe bin Osman adıyla bilinirdi.

5- Bab-üd Deribe: Bab-üs selamın yakınında ve Süleymaniye medresesi bitişiğindedir.

Hac Nasıl Yapılır?

Hacca gitmek isteyen kimse, yola çıkmadan önce varsa borçlarını öder. Çevresindeki insanlarla helalleşir. Günahlarının affı için tövbe eder, Allah’a yalvarır. Kazaya kalmış ibadetleri varsa kaza eder. Yola çıkmadan önce evinde iki rekât namaz kılar. Aile fertleri ve yakınları ile helalleşir, veda ederek yola çıkar. Yolculuk ve hac ibadeti sırasında başkalarını incitecek hal ve tavırlardan mümkün olduğu kadar kaçınır.

İhrama girilecek yer olan mikat sınırından önce, temizlik hazırlığı yapılır. Tırnaklar kesilir, traş olması gerekli olan yerlerini temizler ve mümkün ise gusleder. Gusletme imkânı yoksa abdest alır. Bayanlarında, özel durumları varsa guslederler. Çünkü gusletmek temizlik amaçlıdır. Erkekler giyindikleri iç ve dış çamaşırlarının hepsini çıkartırlar, izar ve rida denilen iki parça olan kıyafetleri giyinirler. İhramlı oldukları süre boyunca, ayak ve başlarını açık bulundururlar. Kadınlar ihrama girerken normal elbiselerini giymeye devam ederler.

Mikat sınırında, ihramın sünneti niyetiyle iki rekât namaz kılınır. Hacca niyet edilir ve telbiye getirilir. Böylece ihrama girilmiş olur. Bundan sonra ihramlı olduğu için, ihramlıya yasak olan şeylerden uzak durması gerekecektir. Yasaklar başlamıştır.

Mekke’ye varınca gusledilir veya abdest alınır. Sonra harem-i şerife gidilerek Kâbe’nin etrafında kudüm tavafı yapılır. Ve ardından iki rekât tavaf namazı kılınır. Namazdan sonra safa ile Merve arasında usulüne uygun şekilde sa’y yapılır. Hacı adayı bundan sonra ihramlı şekilde Mekke’de kalır. Burada kaldığı sürede mümkün olduğu kadar harem-i şerifte namaz kılmalı ve gücü yettiği kadar tavaf etmek çok sevap olur.

Tevriye günü(arefe’den bir gün önce) Arafat’a çıkılır. Güneş batıncaya kadar Arafat’ta kalınır. Dua ve ibadetlerle vakitler değerlendirilir. Burada öğle ve ikindi namazları cemaatle birlikte kılınır. Öğleden sonra vakfe yapılır. Güneş battıktan sonra akşam namazı kılınmadan müzdelife’ye hareket edilir. müzdelife’de akşam ve yatsı namazları cemaatle birlikte kılınır. Geceyi müzdelife’de geçiren hacı adayları şeytan taşlamak için burada taş toplarlar.

Bayram sabahı, sabah namazı erken kılınır. müzdelife vakfesi yapılır. Hava aydınlandığında mina’ya hareket edilir.

Bayramın birinci günü akabe cemresine yedi tane taş atılır, saçlar traş edilerek ihramdan çıkılır. Zaman yeterli olursa, aynı gün Mekke’ye gidilerek farz olan ziyaret tavafı yapılır.

Bayramın ikinci günü: küçük, orta ve akabe cemrelerine yedişer taş atılır. Aynı gün mina’dan Mekke’ye dönülür ve veda tavafı yapılarak hac vazifesi tamamlanır.

Uygulamasını belirttiğimiz hac, ifrad haccıdır.

İhram Niyeti

İhram: Hac yâ da umre yapmaya niyet eden kişinin, başka zamanlarda işlemesi mubah olan bazı fiil ve davranışları, belirli bir süre kendisine haram kılması ve yasaklamasıdır. Bu duruma “ihrama girme” de denir.

Hac yâda umre yapacak bir kişinin ilk işi ihrama girmektir. İhrama girmek haccın ve umrenin şartıdır. İhrama girmeden hac ya da umre olmaz. İhrama giren kişi’ye “muhrim” denir.

Şer’an ihram: Hususi bir takım hürmetlere girmek, yani onları iltizam etmektir.

Halk arasında, ihrama girmiş olmanın gereklerinden biri olarak, bürünülen havlu ve benzeri türden dikişsiz kıyafet’e de ihram denmektedir. Adabına göre ihrama girilmezse, bu örtülere bürünmekle ihrama girilmiş olmaz.

İhram’a girmenin rüknü: Niyet ve telbiyedir. Bu ikisinin bir arada olması bulunması gerekir. Bunlar olmadan ihram gerçekleşmez. telbiye yapıp, niyet etmezse ihrama girmiş olmaz.

Hanefi mezhebi: Niyet ile telbiyenin arasının açılamayacağını, ikisinin bir arada bulunması gerektiğini esas almıştır. Nitekim (husam-ı şehid’in)” ihrama niyetle girilir. Ama bu telbiye ederek olur. Nasıl ki namaza niyetle girilir, ama tekbir almak şartı iledir. Sadece tekbirle girilmez.”hükmü mutemed kavil olarak beyan edilmiş.

Yani nasıl namaza niyet ve iftitah tekbiri ile başlanırsa, hac ve umreye de, mikatlarda ihrama girerek başlanır. İhrama girmekte niyet ve telbiye ile olur.

Niyet: Niyet yapılacak olan haccın şeklini kalp ile belirlemektir. Ayrıca lisan en söylenmesi gerekir.

“Allah’ım hac(umre) yapmak istiyorum. Bunu kolaylaştır ve kabul eyle.”diyerek, niyet edilir ve telbiye getirilir.

Telbiye:(lebbeyk allahümme lebbyk,lebbeyke la şerike leke lebbeyk,innel hamde ve’n nimete leke ve’l mülk la şerike lek) anlamı:”Allah’ım davetine icabet ediyorum. Emrine boyun eğiyorum. Bütün varlığımla sana teslim oldum. Senin hiçbir ortağın yoktur.Tekrar tekrar davetine icabet ediyorum. Şüphesiz hamd sana mahsustur.nimet senindir, mülk de senin.senin hiçbir ortağın yoktur.”

Bu şekil de niyet edilir. Telbiye söylenince ihrama girilmiş olur. Ancak ihrama girerken, dikkat edilmesi gereken sünnet yâ da müstehap olarak yapılması gerekli konular vardır. Bunlara riayet edilmelidir.

İhrama girmek isteyen kişi, tırnaklarını keser, koltuk altı ve kasık kıllarını temizler, bıyıklarını düzeltir, eğer ki durum müsait ise gusleder. Bu gusül temizlik amaçlı olduğu için özel durumdaki bayanlar da gusleder. Güzel koku sürünür. Giyinmekte olduğu normal kıyafetlerini ve iç çamaşırlarını çıkartıp, izar ve rida denilen iki parçadan oluşan ihram kıyafetlerini giyerler.

Kabenin Kapılarının İsimleri

İbrahim Aleyhisselam’ın inşa ettiği Kâbe’de, yerle aynı seviyede tek bir kapı vardı.Kureyş, Kâbe’yi yeniden inşa ederken, Ebu Huzeyfe b. el muğire’nin teklifi ile yerden yüksek bir seviye de yapılmıştır.

Abdullah b. Zübeyr’in inşasında Kabe’de kapı yeniden yer seviyesinde tutulmuş ve buna ilave olarak Kabe’nin batı tarafında rükn-i şami ile rükn-i yemani arasında bir başka kapı daha yapılmıştır. Haccac döneminde kapı tekrar Kureyş’in inşa ettiği şekilde yerine konulmuş ve batı tarafında ki kapı iptal edilmiştir. Şu andaki mevcut kapı ise, saf altından yapılmış olup, kral halid b. Abdülaziz tarafından yaptırılmıştır.

Kabeninde içerisinde yer aldığı mescid-i haramı çevreleyen duvarlarda 19 tane kapı, 92 tane kubbe ve 7 tane minare bulunmaktadır.

MESCİDİ-İ HARAM’IN KAPILARI

A-Doğu kapıları:

1-Bab-üs selam: Babü beni şeybe adı da verilir. Hac için Mekke-i mekerremeye giden halifeler ve bilhassa Mekke-i mükerreme şerifleri,mescid-i harama bu kapıdan girerler.

2- Bab-ün nebi: Bu kapıya babün nisa veya bab-ül cenaiz adı da verilir. Peygamber efendimiz (s.a.v) Hazreti Hatice’nin evine devamlı bu kapıdan gittikleri için bab-ün nebi adı verilmiştir.

3-Bab-ül Abbas: Peygamber efendimizin amcası Hazreti Abbas’ın evinin karşısında olduğu için bu isim verilmiştir.

4-Babü âli: Bu kapı babü beni Haşim diye de söylenir.

B-Güney kapıları:

1-Babü bazen: Cahiliye döneminde babü beni aiz diye de söylenirdi.

2-Babü bağle: Bu kapıya asr-ı saadette babü beni süfyan bin el-esed denirdi.

3-Bab-üs safa: Safa tarafında ki kapıdır.

4-Babü ceyyad: Bu kapının adı babü beni mahzum olarak da bilinir.

5-Babü mücahid: bu kapıya Babür rahme adı da verilir.

6-Babü medrese-i şerif-i aclan: Babü beni temim veya bab-ül-alakayn olarak bilinir.

7-Babü ümmü hani:Bab-ül uruc,babü ceyyad-ı kebir,babü ebi cehl gibi isimlerle de bilinir. Peygamber efendimizin amcasının kızı ümmü mani’nin evi tarafındadır.

C-Batı kapıları:

1-Babü harüra: Hacıların tavaf’ı veda’yı ifa ettikten sonra bu kapıdan çıkmaları sebebiyle, daha sonraki devirlerde bab-ül veda diye meşhur olmuştur.

2-Babü İbrahim: Bu kapı, bab-ül hayatın diye de bilinir.

3-Bab-ül ümer: Bu kapıya bab-ül umre denilmektedir.

D-Kuzey kapıları:

1-Bab-üs-sidde: İslamiyet’in ilk yıllarında, babü emir bin as, veya bab-ül-atik diye bilinirdi

2-Bab-ül ıcle: Bu kapı abdül basit medresesi bitişiğindedir.

3-Bab-ül kutbi: Bab-üz ziyade-i nedve’nin batı tarafındadır.

4-Bab-üz ziyade-i nedve: İlk yıllarda babü dar-i beni şeybe bin Osman adıyla bilinirdi.

5-Bab-üd deribe: Bab-üs selamın yakınında ve Süleymaniye medresesinin bitişiğindedir.

Umre Programları

Umre: İslam âleminde kutsal mekânların ziyaret edilmesidir ve tüm Müslümanların önem verdiği bir ibadet şeklidir.

Suudi Arabistan umre mevzuatına göre, umre mevsimi her yıl kameri aylardan 01 safer’de başlamaktadır. Vize ile ilgili sistemlerin açılması, gerekli bir takım hazırlıkların tamamlanabilmesi bakımından, bu tarih her yıl biraz ileriye sarkmaktadır.

Diyanet işleri başkanlığı da 2015-2016 yılı umre turlarının Aralık 2015 tarihinden sonra başlatılabileceği göz önüne alınarak, gerekli duyuru, hazırlık ve ön kayıtların bu doğrultu da yapılması gerekecektir. Bu çerçevede hazırlanacak tüm turlarda: hem süre, hem ücret ve hem de takvim itibariyle en uygun programların hazırlanmasına gayret edilecektir. Hac organizasyonunda olduğu gibi umrede de yurtiçi ve yurt dışında irşat, eğitim ve bilgilendirme seminerleri, uğurlama, karşılama, Mekke ve Medine de hizmet verecek görevli istihdamı, sağlık ve irşat gibi hizmeti gibi alanlarda gerekli önlemler alınacaktır.

Umreye  gitmek isteyen vatandaşlarımız, her yıl ilan edilen umre konaklama türlerinden tercih ettiği türe göre ”banka kodu” ile Türkiye Diyanet Vakfı, hac ve umre muhasebe müdürlüğünce anlaşmalı bankalara açtırılan umre kurumsal tahsilat hesabına(t.c vakıflar bankası, t.c. ziraat bankası, ziraat katılım bankası, t.halk bankası, Akbank a.ş,al baraka Türk, Türkiye katılım bankası a.ş,Kuveyt Türk katılım bankası a.ş. ve Türkiye finans katılım bankası) ücreti yatırdıktan sonra kendisine en yakın il veya ilçe müftülüğünde ya da elektronik ortamda www2.diyanet.gov. adresinde umre bilgi giriş programından yapabileceklerdir.

Müracaatlarını yaptıktan sonra, müftülüklerden alacakları umre kayıt formunu iki nüsha halinde doldurarak, aşağıdaki belgeler ile bir nüshasını ilgili müftülüğe teslim edeceklerdir.

1.Katılacağı tur tarihi itibariyle geçerlilik süresi en az bir yıl olan çipli pasaport.

2.Ücretin yatırıldığına dair banka dekontu.

3.45 yaşından küçük olup eşleriyle birlikte bayanlardan evlilik cüzdanı fotokopisi.

4.45 yaşından küçük bayanlar ile 18 yaşından küçük erkeklerden birinci derece erkek akrabasıyla gidecek olanlardan refakat belgesi(vukuatlı nüfus kayıt örneğinin aslı) birinci derecede akrabası olmayanların ise, örneğini müftülükten temin edecekleri noterden alınacak muvakatname ve taahhütname.(bu belge Suudi Arabistan büyük elçiliğinden-konsolosluğundan vize almak için gereklidir.)

Hacerül Esved Taşının Sırrı

Hacerül Esved Taşı: Kâbe-i muazzamanın doğu köşesinde bir buçuk metre kadar yükseklikte bulunan ve cennet yakutlarından olan parlak siyah bir taş.

İbrahim aleyhisselam ile oğlu İsmail aleyhisselam’ın birlikte Kâbe’yi inşa ettikleri sırada melekler taş getirerek İsmail aleyhisselam’a yardım ettiler. Sıra hacerül esved’e gelince, İbrahim aleyhisselam:”Ey İsmail! Öyle bir taş getir ki, hacılara işaret olsun.” buyurdu. İsmail aleyhisselam bir taş getirdi. İbrahim aleyhisselam:”Bundan daha iyi bir taş getir.”diye buyurunca Ebu kubeys dağından Cebrail aleyhisselam, tufanda bana bir taş emanet etti. “Gel onu al!” diye bir ses işitti. Bunun üzerine Hacer-ül Esved taşı, Ebu kubeys dağından alınıp, Kâbe’deki yerine yerleştirildi.(Azraki)

Kabe, Müslümanların namazda kıblesidir. Hac emrini yerine getirmek için ziyaret edilmesi şart olan bir mescit’tir (camidir)Hacda Kâbe’nin etrafında dönerek ziyaret etmeye “tavaf “denir. Tavafa Hacerül Esved den başlamak ve bitirmek haccın sünnetidir. Hacerül esved’in kendisine has bir kokusu vardır. Elin veya herhangi bir şeyin sürülmesi halinde uzun süre bu koku hissedilir.

Hacerül Esved cennetten indirilmiş bir taşdır. Âdem aleyhisselam, cennetten ayrılıp, yeryüzüne indirilmesinden sonra ziyaret ettiği ilk yer, hane Kâbe’dir. Rivayete göre, Adem aleyhisselam cennetten dünyaya indirilince, meleklerin seslerini ve tesbihlerini işitemez oldu. Bu halinden yakınarak, Allah-u Teala’ya yalvardı. Allah-u Teâlâ melekler vasıtasıyla bir beyt indirdi. Bu beyt cennet yakutlarından bir yakut, pırıl pırıl parlıyordu. İndirilen bu beytin biri doğu, diğeri batı olmak üzere iki kapısı vardı. Üzerinde cennetten kandiller vardı. O hane bugün Kabe’nin bulunduğu yere indirilmiştir. Allahu Teâlâ: ”Ey âdem, senin için bir ev gönderdim. Arşım etrafını tavaf ettiğin gibi, bunun etrafını da tavaf eyle! Arşın çevresinde namaz kıldığın gibi, bunun etrafında da namaz kıl!”buyurdu. Hacerül esved’i de bu beytle gönderdi.

Bu taş yeryüzüne ilk indirildiğinde beyazdı. Cahiliyye döneminde, günahkâr kişilerin ve hayızlı kadınların dokunmasıyla siyah oldu ve bundan dolayı ismine hacer-ül esved (siyah taş)dendi. Tufan olacağı zaman Allah’u Teâlâ Cebrail Aleyhisselam’a hacer-ül evsedi ebu kubeys dağında saklamasını ve tufandan korumasını emretti. İbrahim aleyhisselam’a Kâbe’yi yapmaları emri verilince oğlu İsmail aleyhisselam ile beraber çeşitli dağlardan taş getirerek yaptılar. Bu arada Ebu Kubeys dağındaki hacerül esved taşını aldı ve yerine koydu. Hacer-ül esved, asırlardır Müslümanların hürmet ve itina gösterdikleri mukaddes bir taştır.

Kadın İhram Elbisesi

Hac ve umre’nin yerine getirilmesi bakımından, kadınlarla erkekler arasında bir fark yoktur. Kadınların bazı kurallara uymaları gerekmektedir.

Kadınlar için erkeklerde olduğu gibi özel bir ihram kıyafeti söz konusu değildir. Kadınlar zağferan ve yalancı safran ile boyanmış olmamak şartı ile ihramlı iken dikişli giyebilirler.

Hac ve umrede kadınların başlarını örtmesi gereklidir. İhramlıyken yüzlerini örtmezler. Kadınlar telbiye, tekbir, tehlil salavat okurken ve dua ederken seslerini yükseltmezler. İhramlıyken ayakkabı, elbise, başörtüsü, çorap gibi her zaman giyindikleri kıyafetlerini giyebilirler. Kadınlar tavaf da hızlı ve çalımlı yürüyerek remel yapmazlar. Sa’y da yeşil direkler arasında koşar adımlarla yürüyerek hervele yapmazlar. İhramdan çıkarken saçlarını kesmezler, sadece kısaltırlar.

Kadınlar namaz kılarken, erkeklerin safları arasında kalmazlar. Kadınlara ait yerlerde namaz kılarlar. Kalabalık olan yerlerde, mümkün olduğu kadar erkeklerin arasına girmemeye özen göstermeleri gerekir. Kalabalık olduğu zaman, hacer-i evsedi öpmeyip, uzaktan el ile selamlarlar. Hayızlı iseler, veda tavafı yapmazlarsa, ceza gerekmez. Hayız ya da nifaz nedeni ile kurban bayramı günlerinde, ziyaret tavafını tehir ederlerse bir ceza gerekmez.

Adetli iken ihrama giren ve ihramdan girdikten sonra adetleri bitmeden, Arafat’a girmek zorunda kalan bayanlar, ihrama girerken ifrad haccına niyet etmeleri gerekir. Adetli iken ihrama giren veya ihrama girdikten sonra adet görmeye başlayan kadınlar, tavafı dışında haccın bütün sorumluluklarını yerine getirebilirler. Sadece haremi şerife giremezler.

Erkeklere karışmamak için, tavafı haremin üst katlarında veya en kenar bölgelerinde yaparlar. Erkeklere karışmamak için, rahmet dağının yakınında durmazlar. Hayızlı ve nifaslı kadını haccı; öncelikle adet geciktirici ilaçlar almaları tavsiye edilir. Menapoz durumunda yaşayanlar için fazlaca önemli olmayan bu durum özellikle genç bayanlar için sıkıntılı günler geçirmelerine sebep olmaktadır. Böyle sıkıntılı günler geçirmek istemeyen bayanlar, Suudi Arabistan’a gitmeden önce bu konuda yetkili olan hekimlere başvurup, daha önceden gerekli tedbirleri almaları tavsiye edilir. İhrama girerken de ifrad haccına niyet etmeleri gerekir.

Kadınlar ihramlı iken hayız hali meydana gelirse, sa’y dışındaki hac ibadetlerini yerine getirirler. Eğer Arafat’ta vakfe yapmış ise kudüm tavafı düşer. Böylece temizleninceye kadar bekler ve temizlendikten sonra veda tavafını yapar. Eğer ifrad haccı yapıyorsa hac sa’y’ını da eda eder.